1995 yılında İstanbul’da doğan Gülfidan Soyuğur, ilk, orta ve lise eğitimini İstanbul’da tamamladıktan sonra 2016 yılında Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’nde eğitimine başlamıştır. 2020 yılında mezun olan sanatçı, aynı yıl kendi atölyesini kurarak üretimlerini sürdürmeye başlamıştır.
Soyuğur’un çalışmaları ulusal ve uluslararası sergi, fuar ve yarışmalarda yer almıştır. 2019 yılında The St. Regis İstanbul’da gerçekleştirilen 9. Bazaart Projesi’nde Heykel Birinciliği kazanmış; aynı yıl Erdemir Çelik ve Yaşam Heykel Yarışması’nda Jüri Özel Ödülü almıştır. 2021 yılında Anka Vakfı 3. Açık Hava Heykel Yarışması’nda ikincilik, Erdemir Çelik ve Yaşam Heykel Yarışması’nda ise ikincilik ödülü kazanmıştır.
Sanatçı ayrıca ArtAnkara ve ArtContact gibi uluslararası sanat fuarlarında yer almış; Decollage Art Space, Uniq Expo ve CaresseArt gibi mekânlarda düzenlenen sergilere katılmıştır. 2021 yılında İGA Artwist Artık Heykel Yarışması’nda ikincilik ödülü kazanmış; 2024 yılında Elgiz Müzesi 16. Teras Sergisi ve CaresseArt Artistic Integrity Sergisi gibi önemli sanat etkinliklerinde eserleriyle yer almıştır.
Bunun yanı sıra Beylikdüzü Belediyesi Metal Heykel Sempozyumu ve Anka Vakfı Metal Heykel Sempozyumu gibi kamusal üretim süreçlerine katılan sanatçı, farklı kurumlar için heykel performansları da gerçekleştirmiştir. Soyuğur çalışmalarını İstanbul’daki atölyesinde sürdürmektedir.
Çalışma Tarzı ve Stili
Gülfidan Soyuğur için heykel yalnızca bir form yaratma süreci değil; duygu, düşünce ve insanın iç dünyasını görünür kılmanın bir yoludur. Çalışmalarında sıklıkla metal malzemeyle çalışan sanatçı, bu malzemenin sert ve ağır yapısının içinde saklı olan hareketi, enerjiyi ve yaşamı ortaya çıkarmaya odaklanır.
Sanatçı için metal ile kurulan ilişki, aynı zamanda insanın kendi içsel direnciyle kurduğu ilişkiye benzer. Metalin direnciyle mücadele ederken ortaya çıkan her eser, hem malzemenin hem de sanatçının içsel dönüşümünün bir sonucu olarak şekillenir.
Soyuğur’un heykelleri çoğu zaman kırılganlık, güç, yalnızlık ve umut gibi duyguların izlerini taşır. Her eser kendi sessiz diliyle bir hikâye anlatır ve izleyiciyi bu hikâyenin farklı katmanlarını keşfetmeye davet eder.
ASAŞSANAT Deneyimi
Gülfidan Soyuğur, ASAŞSANAT ile kendi atölyesini kurmadan önce tanışmıştır. O dönemde İstanbul’da bir atölyede öğretmenlik yapmakta ve aynı zamanda bir demir atölyesinde heykel üretimleri gerçekleştirmekteydi.ASAŞSANAT ile yollarının kesişmesi sanatçı için önemli bir dönüm noktası olmuştur. Fabrikayı ilk ziyaret ettiğinde karşılaştığı üretim olanakları ve teknik altyapı, ona sınırsız üretim imkânları sunan farklı bir dünya gibi hissettirmiştir.ASAŞSANAT’ın sağladığı üretim olanakları sayesinde ilk büyük ölçekli heykelini gerçekleştirme fırsatı bulan sanatçı, bu deneyimin sanatsal üretiminde yeni bir yön açtığını ve kariyerinde önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu ifade etmektedir.
Ek İçerik Alanı
Kısa Açıklama